![]() |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR MERKEZİ VAKFI GENEL BAŞKANI MEŞELİ: "SİVAS VE GAZİ OLAYLARINDA BAZI KİŞİLER ALEVİLERİ SOKAĞA DÖKMEK İSTEDİ, BİZ OYUNA GELMEDİK" (ÖZEL)
Merkezi Malatya'da Bulunan Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli, Ergenekon Terör Örgütünün Bazı Alevi Önderlerine Suikast Planladığı Yönündeki İddiaları Değerlendirerek, "Sivas, Gazi Olaylarında Yurt Dışında Gelen Bazı Kişiler Alevileri Sokağa Dökmek İstediler Başarılı Olmadılar. Merkezi Malatya'da bulunan Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Başkanı Hasan Meşeli, Ergenekon terör örgütünün bazı Alevi önderlerine suikast planladığı yönündeki iddiaları değerlendirerek, "Sivas, Gazi olaylarında yurt dışında gelen bazı kişiler Alevileri sokağa dökmek istediler başarılı olmadılar. Bakıyoruz aynı oyun tekrar oynanmak isteniyor. Biz oyuna gelmeyeceğiz." dedi. Örgütün suikast listesinde hükümetin Alevi açılımına yaptığı muhalefetle gündeme gelen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Ali Balkız ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kazım Genç'in de bulunduğu iddia edilmişti. Bu isimlere yönelik suikastlarla ülkenin Alevi-Sünni çatışmasına götürüleceği yönündeki iddiaları değerlendiren Meşeli, bazı insanların elinde 300 kişilik ölüm listeleri olmasının son derece endişe verici olduğunu söyledi. Malatya'da Alevi ve Sünnilerin yılardan beri kardeşçe yaşadığını altını çizen Meşeli, "Bu memleketi bozmak isteyenler var. Bunun en büyük örneği 1978'de görüldü. Malatya'da işlenen Hamido cinayetinden sonra 50 bin Alevi vatandaşımız başka ilere göç etmek zorunda kaldı. Bunun Malatya'mıza büyük zararları oldu. Malatya bu gün büyük şehir olamamışsa onun yüzünden olamamıştır." dedi. Suikast planlarına göre yeniden bir Alevi Sünni çatışması çıkarmak isteyenlerin iş başında olduğunun altını çizen Meşeli, "Sivas ve Gazi olaylarından sonra bazı Avrupa ülkelerinden gelip burada Alevileri sokağa dökmek istediler. Biz Aleviler oyuna gelmedik. Bakıyoruz bu günde aynı senaryoyu oynamak istiyorlar. Eğer devletin resmi ideolojisi tarafında Aleviler sahiplenmezse birileri Alevileri kullanır." şeklinde konuştu. Suikast planları ile Türkiye deki istikrar ortamının bozulmak istendiğini belirten Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan ise geçmişte Maraş, Çorum, Gazi ve Sivas'ta yapılan senaryonun bugün bir benzerinin uygulandığını ifade etti. Alevilerin bugüne kadar bazı hizmetlerden mahrum bırakıldığını dile getiren Meşeli, "Bu tür olaylar, insanın tabiatı gereği dışlanma duygusu uyandırır. Dışlanan ve küskün insanları bir yerlere karşı kullanmak daha kolaydır. Bunun için devletimize çok şey düşüyor bir an evel Alevi açılımını yapması gerekiyor." şeklinde konuştu Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzetin Doğan'ın kardeşi olan Eşref Doğan, Malatya Valiliği'nin talimatıyla yaklaşık 1 yıldır polis tarafında yakın korunuyor.
|
||
|
|
|
#2 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
RÜZGÂR EROZYONUNA KARŞI MEKTUPLU MÜCADELE DÖNEMİ BAŞLADI
Konya Orman Bölge Müdürlüğü, 3 İl 7 İlçe ve 138 Yerleşim Yerindeki Belediye Başkanları ve Muhtarlara Rüzgâr Erozyonunun Azaltılması İçin Mektup Gönderdi. Konya Orman Bölge Müdürlüğü, 3 il 7 ilçe ve 138 yerleşim yerindeki belediye başkanları ve muhtarlara rüzgâr erozyonunun azaltılması için mektup gönderdi. Konya Orman Bölge Müdürü Ali Fuat Ünal, rüzgâr erozyonunun tarımsal faaliyetlere verdiği zararın yanısıra zaman zaman karayolu ulaşımını da durduracak boyutlara ulaştığını belirttiği mektubunda, vatandaşlardan ağaçlandırma çalışmalarına katkıda bulunmalarını istedi. Rüzgar erozyonunun Konya Ovası'nda etkisini artırması, insan, bitki ve diğer canlıları tehdit eder duruma gelmesi nedeniyle yetkililer bir dizi çalışma başlattı. Rüzgar erozyonuyla mücadele eden kurumlardan biri olan Konya Orman Bölge Müdürlüğü, Konya kapalı havzasının özellikle, Konya-Aksaray, Aksaray-Ereğli, Ereğli-Karaman, Karaman-Konya sınırları içerisinde kalan alanda her geçen yıl artan rüzgâr erozyonunun azaltılması için mektuplu çalışma başlatıldı. Orman Bölge Müdürü Ali Fuat Ünal, Aksaray, Konya ve Karaman illerine bağlı 7 ilçe ve 138 yerleşim yerinde görev yapan muhtar ve belediye başkanlarına mektup yazdı. Gönderdiği mektupta rüzgar erozyonunun en fazla tarımsal üretim alanlarındaki fideleri etkilediğini ve ekili bitkilerin üzerini örttüğüne dikkat çeken Ünal, muhtarlara ve belediye başkanlarına şunları yazdı: "Rüzgar erozyonunun kurutucu etkisi nedeniyle fazla sulama ihtiyacı doğmaktadır. Bu da maliyetleri artırmaktadır. Ayrıca bu durum bölgede fazla su kullanımını da beraberinde getiriyor. Yeraltı suları günden güne azalıyor. Akgöl, Hotamış, Süleymanhacı, Meke Tuzlası gibi bazı göllerin bazılarının ya tamamen kururken bazıları ise kurumak üzere." Göllerin kurumasının rüzgâr erozyonunu artırdığını belirten Fuat Ünal, Konya'da tarlaların sürülmeye başlandığı dönemde ve anızların otlatıldığı mevsimlerde erozyonun şiddetini artırdığının altını çizerek konuyla ilgili şu tespitlerde bulundu: "Bu zamanda esen lodos ya da poyrazlar bitki örtüsünün en az olduğu toprakları alıp götürmektedir. Bunun sonucunda toprağın tavı kaçtığı gibi güzün ekilen tohumu açığa çıkarmakta, baharda göveren hububatın üzerini toz basmakta, atılan üst gübresini süpürüp götürmekte, başakların çiçeklenme zamanında esen rüzgâr nedeni ile yeterli döllenme olmamakta ya da yel çalgı olmaktadır." Rüzgâr erozyonundan korunmak için bazı bölgelerin ağaçlandırılmasının şart olduğunu anlatan Ali Fuat Ünal, tarlaların doğu-batı istikametinde rüzgâr yönüne dik olacak şekilde rüzgâr perdesi amaçlı dikimlerin yapılmasını istedi. Ağaçlandırmayla birlikte rüzgâr erozyonunun asgariye ineceğine dikkat çeken bölge müdürü, toz ve kum fırtınaları sona ereceğini müjdesini verdi. Ağaçlandırmanın erozyonu ortadan kaldıracağı gibi mahsul kayıplarının da önüne geçeceğinin altını çizen Fuat Ünal şöyle konuştu, "Rüzgâr perdesinin gölge yapmasından dolayı perdenin hemen yanındaki mahsuldeki kayıp daha uzaklardaki faydasından dolayı telafi edildiği gibi genelde yüzde 10-30 arasında verim fazlalığı oluşturacaktır. Perdeler tüm bitkiler üzerinde daha müsait bir mikro klima oluşturarak gelişimi hızlandırır. Hububat için zararlı böcek ve kurtların parazitlerine yaşama ortamı sağlar." Müdürlük yetkilileri, vatandaşlara erozyon bölgelerine iğde, badem, kayısı, akasya, dişbudak gibi yapraklı ağaçlar ile karaçam, sedir ve servi türü ağaçları dikmelerini tavsiye ediyor. Öte yandan Konya Orman Bölge Müdürlüğü'nün mektupla rüzgar erozyonu mücadelesiyle ilgili çalışmaya Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun da destek verdiği öğrenildi. Bakan Eroğlu, rüzgar erozyonu nedeniyle çölleşen bölgede ağaçlandırma yapacak vatandaşların taleplerinin geri çevrilmemesi talimatı verdiği kaydedildi.
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#3 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
ARDAHAN KALESİ'Nİ ÇEVRELEYEN KAYALIKLARDA BUZ SARKITLARI OLUŞTU
Ardahan'da Yaşanan Soğuk Havalar Nedeniyle Halilefendi Mahallesi'ndeki Ardahan Kalesi'ni Çevreleyen Kayalıklarda Buz Sarkıtları Oluştu. Ardahan'da yaşanan soğuk havalar nedeniyle Halilefendi Mahallesi'ndeki Ardahan Kalesi'ni çevreleyen kayalıklarda buz sarkıtları oluştu. Kale, uzaktan bakıldığında donmuş şelaleyi andırıyor. Vatandaşlar, buz sarkıtlarını ilgiyle izliyor. Meteoroloji Müdürlüğü'nden alınan bilgiler göre gece Ardahan'da en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldü. Bu arada soğuklar nedeniyle hayvanlar yiyecek bulmakta sıkıntı çekiyor. Başta kedi ve köpekler olmak üzere çeşitli hayvanlar çöplerde yiyecek bulmaya çalışıyor.
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#4 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
GÜRPINAR'DA OKUMA YAZMA KURSUNU BİTİRENLERE SERTİFİKALARI VE ÇEYREK ALTIN VERİLDİ
Van'ın Gürpınar İlçesinde Halk Eğitim Merkezinin 'Ana-kız Okuldayız' Kurslarına Katılarak Başarılı Olanların Sertifikaları Van Valisi Özdemir Çakacak'ın Eşi Kevser Çakacak Tarafından Verildi. Çakacak, Kursiyerlere Birer de Çeyrek Altın Hediye Etti. Van'ın Gürpınar ilçesinde halk eğitim merkezinin 'Ana-Kız Okuldayız' kurslarına katılarak başarılı olanların sertifikaları Van Valisi Özdemir Çakacak'ın eşi Kevser Çakacak tarafından verildi. Çakacak, kursiyerlere birer de çeyrek altın hediye etti. Gürpınar Halk Eğitim Merkezi'nin 'Ana-Kız Okuldayız' kampanyası kapsamında il merkezi ve köylerde açtığı kurslara katılarak başarılı olanlar çeyrek altınla ödüllendiriliyor. İlçe genelinde 40 adet birinci kademe kursu açılırken şimdiye kadar 200 kişi kursları başarıyla bitirdi. İlçeye bağlı Işıklı ve Elkaldı köylerinde açılan kursları bitiren 20 kadın ve genç kız için Gürpınar Öğretmenevi'nde sertifika töreni yapıldı. Gürpınar Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren'in eşi Betül Özeren tarafından düzenlenen sertifika törenine Van Valisi Özdemir Çakacak'ın eşi Kevser Çakacak katıldı. Çakacak, başlatılan okuma yazma kampanyasının il genelinde yoğun bir ilginin olduğunu belirterek, yaklaşık 6 bin kişinin okuma yazma kurslarına devam ettiğini söyledi. Çakacak, "Bilgi çağı devri dediğimiz bu devirde artık, okuma yazma bilmeyen insanımızın kalmamasının istiyoruz. Bu nedenle kaymakamlarımız ve eşleri önderliğinde, halk eğitim müdürlerimiz büyük bir gayretle gösteriyor, ev ev kapı kapı dolaşıp okuma yazma bilmeyenleri tespit ediyorlar. İşte bunun sonucunda da hep beraber böyle güzel günler yaşıyoruz. Ülkemizde okuma yazma bilmeyen tek bir kişi kalıncaya kadar bizlerle birlikte çaba harcayacaklarına inanıyorum. Emeği geçen tüm görevlilerimize çok teşekkür ediyorum." dedi. Betül Özeren ise, ilçe genelinde köy köy, mezra alan taraması yapıldığını, 40 adet birinci kademe okuma yazma kursu açıldığını söyledi. Özeren, "İlçemizde 493 kadın, 209 erkek toplamda 702 kursiyer bu kurslara katılmış, bunlardan 201'i kursları başarı ile bitirmişlerdir. Bunun yanında Açılan 5 adet ikinci basamak okuma yazma kursuna 50'si bayan 88 kursiyer devam ediyor. Bu kursları bitirenlere valimizin önerileri doğrultusunda en az bir çeyrek altın hediye ederek kurslarımızı daha cazip hale getiriyoruz." dedi. Çakacak ve Özeren, Işıkpınar ve Elkaldı köylerinden okuma yazma kurslarına katılan 20 kursiyere sertifikalarını vererek çeyrek altın hediye etti. Sertifika töreninden sonra Kevser Çakacak, düzenlenen törenin ardından Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından parkeleri ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıttı. Alınan bin adet parkenin okullarda tespit edilen öğrencilere dağıtılacağı bildirildi
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#5 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
KARTEPE, SÖMESTR TATİLİNE HAZIR
Kartepe Kayak Merkezi'nde Sömestr Tatilinde Gelecek Konuklar İçin Hazırlıklar Tamamlandı. Kartepe Kayak Merkezi'nde sömestr tatilinde gelecek konuklar için hazırlıklar tamamlandı. Kayak tutkunları, bin 700 metre zirvede bembeyaz bir düşe yolculuğa çıkacak. Aileler ve çocukları, atlı kızak ve atlarla adeta beyaz bir örtü üzerinde seyahat edecek, kar motoru ve ATV araçlarıyla tabiatı keşfedecek. Kartepe, kayağa yeni başlayacak öğrenciler için de tam bir fırsat sunuyor. İstanbul'a yakınlığının yanı sıra, profesyonel hocalar eğitiminde, baby liftte çocukların kısa bir sürede kayak sporunu öğrenebilecek. Ayrıca Resort Kartepe, çocuklara başka fırsatlar da hazırladı. Çocuklar, bakıcının da bulunduğu çocuk odasında çok güzel anlar yaşayacak. Ayrıca animasyon gösterileri onları daha da eğlendirecek. Gündüz çocuk sinemasında, keyifli bir seyir yaşayacaklar. Okulların yarıyıl tatiline az bir süre kala özel bir hazırlık yaptıklarını belirten The Green Park Hotel Medya İletişim Koordinatörü Birol Aydın, konaklama fiyatları konusunda şunları söyledi: "Tek kişilik odalarda hafta içi 300 hafta sonu 350 TL, çift kişilik odalar hafta içi 400 hafta sonu 480 TL olacak."
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#6 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
YARIŞ ATLARI KÖYLÜNÜN GELİR KAPISI OLDU (ÖZEL)
Hipodromlarda Koşan Yarış Atları Sakarya'nın Sapanca İlçesi Kadıpınar Köyü Sakinlerinin Gelir Kapısı Oldu. Sakatlanmış İngiliz ve Arap Atlarını Satın Alarak Tedavilerini Yapan Köylüler Samanlı Dağları'nda Yarışlara Hazırladıkları Atları Başkaları Adına Hipodromlarda Koşturuyor. Hipodromlarda koşan yarış atları Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kadıpınar köyü sakinlerinin gelir kapısı oldu. Sakatlanmış İngiliz ve Arap atlarını satın alarak tedavilerini yapan köylüler Samanlı Dağları'nda yarışlara hazırladıkları atları başkaları adına hipodromlarda koşturuyor. Bazı köylüler hipodromlarda koşan, sakatlık geçiren ve iyileşebilecek düzeyde olan Arap ve İngiliz atlarını 2 ila 10 bin TL arasında değişen fiyatlarla satın alıyor. Satın alınan atlar tedavi edildikten sonra yarışlara hazırlanıyor. Arazi koşullarında kondisyon yüklenen yarış atları daha sonra hipodromlardaki yarışlara katılıyor. Ayağındaki sakatlık nedeniyle satılan 4 yaşındaki Arap atının bakımını yapan Arif Avcı (18), CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, yarış atlarının köylüler için bir geçim kaynağı olduğunu söyledi. Köyde 15'e yakın hanenin at yetiştiriciliğiyle uğraştığını belirten Avcı, "Köydeki bazı kişiler iyileşebilecek düzeyde sakat olan yarış atlarını ucuz fiyata alıyorlar. Çünkü sağlam atların fiyatları çok yüksek. At sahipleri atların tedavisini ve yarışa hazırlanmasını kendileri yapıyor ya da köydeki at yetiştiricilerine ücret karşılığı yaptırıyorlar. Yetiştiricilik yapan köylüler aylık 600 ila 800 TL bakım ücreti alıyor." dedi. Yarış atlarının başkaları adına hipodromda koşturulduğunu dile getiren Avcı, atların hipodromlar dışında düzenlenen mahalli yarışlarada katıldığını kaydetti. Tedavisi tamamlanan atlara kondisyon ve nefes çalışması yaptırdığını anlatan Avcı, şunları söyledi; "Benim baktığım atın ayağında bir problem vardı. Tedavisi 4 ay kadar sürdü. Onu yarışlara hazırlıyorum. Sabahları ormanlık alanda kar altında kuvvet çalışması yaptırıyorum. Haftanın 3 günü ormanlık alanda çalışıyoruz, 2 günü ise düzlük alanda nefes çalışması yapıyoruz. Atların arazide hazırlanmaları çok iyi oluyor. Kros yapıp kuvvet topluyorlar." Jokeylik yapan kuzeninden görerek atlara merak saldığını söyleyen Avcı, baktığı atın bir tanıdığına ait olduğunu ve bu nedenle yetiştiricilik ücreti almadığını ifade etti. Avcı, atın yarış kazanması durumunda ödülden yüzde 5'lik bir pay alacağını vurguladı. 15 YAŞINDA ATLARI YARIŞLARA HAZIRLIYOR 7 yaşındaki Altuntağa isimli Arap atını yarışlara hazırlayan Mehmet Salih Barışoğlu (15), atları çok sevdiğini belirtti. At binmeye 7 yaşında başladığını anlatan Barışoğlu, ileride iyi bir jokey olmak istediğini söyledi. At sevgisi yüzünden ilköğretim 8. sınıfta okulu bıraktığını kaydeden Barışoğlu, mahalli yarışlarda aprantilik yaptığını kaydetti. Barışoğlu, at sevdasının dedesinden görerek başladığını vurgulayarak, "7 yaşından beri atları kendim hazırlayıp binebiliyorum. İleride iyi bir jokey olmak istiyorum. Bunun için İstanbul'da apranti okuluna katılacağım. Şuan baktığım at yarışlarda hiç koşmadı. Onu en iyi şekilde yarışlara hazırlayacağım." şeklinde konuştu.
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#7 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
MOSTAR'DA AÇILAN MESLEK KURSLARI SAVAŞ MAĞDURU KADINLARIN TERAPİ MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarafından Bosna Hersek'in Mostar Şehrinde Açılan Kaymek Kursları Savaş Mağduru Kadınların Yaralarını Sarıyor. Kursa Devam Eden Majda Balaliç, Mostar Halkının Yararına Yapılan En İyi İşin, Açılan Kurslar Olduğunu ve Bu Kurslar Sayesinde Savaşın Negatif Duygularından Arındıklarını Dile Getirdi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Bosna Hersek'in Mostar şehrinde açılan Kaymek Kursları savaş mağduru kadınların yaralarını sarıyor. Kursa devam eden Majda Balaliç, Mostar halkının yararına yapılan en iyi işin, açılan kurslar olduğunu ve bu kurslar sayesinde savaşın negatif duygularından arındıklarını dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'ye yazdığı mesajla kurs hakkındaki düşüncelerini ve Kayseri'ye karşı hissettiği şükran duygularını ifade eden Balaliç, savaşın acısını bu kurslar sayesinde hafifletmeye çalıştıklarını dile getirdi. Balaliç, "Şehrin değişik yerlerinden gelen katılımcılarla birlikte, bu aktiviteler sayesinde sosyalleşiyoruz. Kurs bitiminde, vaktimiz olursa, bir kahve içerken kursta yaptığımız işler hakkında ve başka değişik günlük olaylar hakkında konuşuyoruz. Bazen kursta insanların işlerini yaparken ne kadar mutlu olduklarını hissediyorum. KAYMEK onlar için bir terapi gibi. Üretmeye başladığınızda, kendinizi savaşın oluşturduğu bütün negatif duygulardan arındırıyorsunuz ve gözlerinizi sadece renklere, şekillere ve oluşturduğunuz işe odaklıyorsunuz. Bazılarımız daha becerikli, bazılarımız daha az; ama burada el emeği takı tasarımın yeni dünyasını keşfettik." dedi. Mesajında Kayseri'nin cömertliğine ve her zaman yanlarında olduğuna dikkat çeken Balaliç, "Bizleri Mostar'da bütün cömertliğinizle desteklediğiniz ve yanımızda olduğunuz için size teşekkür ediyorum. Düşünceniz çok güzel ve birçok konuda bize yardımcı oluyor. Ücretsiz malzemeler, eğitmenler, kurs süresince bize sağlanan temiz ve modern alanlar. Öğretmenler o kadar cana yakın ki, işlerimizi yapabilmemiz için çok sıcak bir ortam oluşturuyorlar. Buradaki insanlar, her ne kadar bazı zamanlar farkında olmasalar da yaşanan savaş yüzünden gerçekten gerginler. Olumlu bir şeyler yapmak, hoş şeyler ortaya çıkarmak ve yeni beceriler kazanmak onlar için o kadar önemli ki. Burada sahip olduğumuz şeyler için gerçekten müteşekkiriz." diyerek yapılan yardımların olumlu sonuçlarını Kayserililerle paylaştı. Mesajın kendilerini çok duygulandırdığını belirten Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, yıllar boyunca üzerlerine bomba ve kurşun yağan bir milletin yaralarını sarmanın kolay olmadığını söyledi. 'Kardeş Şehir' projesi kapsamında Kayseri'de uyguladıkları ve büyük bir başarı sağladıkları KAYMEK kursunun aynısını Mostar'a da atçıklarını dile getiren Özhaseki, "Kursla Mostarlı bayanların acılarını hafifletmek, yaşadıkları zor günleri unutabilmelerine ve bir gelir kapısı oluşturabilmelerine yardımcı olmak istedik. Majda Balaliç isimli kardeşimizden gelen mesaj, amacımıza ulaştığımızı açıkça gösteriyor. Bundan sonrada Mostarlı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#8 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
SELAMSIZ BANDOSU BATMAN'DA GERÇEK OLDU
Batman'ın Beşiri İlçesinde Kamu Görevlileri ile Vatandaşların Oluşturduğu Müzik Korosu Provalarına Başladı. Müzik Öğretmeni Baran Üstüntaş Öncülüğünde Çalışmalarını Sürdüren Beşiri Korosu, Müzik Eğitiminin Ardından Verecekleri Konserlerle, Güneydoğu'da Yaşanan Güzellikleri Ön Plana Çıkarmayı Amaçlıyor. Batman'ın Beşiri ilçesinde kamu görevlileri ile vatandaşların oluşturduğu müzik korosu provalarına başladı. Müzik Öğretmeni Baran Üstüntaş öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Beşiri Korosu, müzik eğitiminin ardından verecekleri konserlerle, Güneydoğu'da yaşanan güzellikleri ön plana çıkarmayı amaçlıyor. Batman'ın merkeze 16 kilometre uzaklıktaki Beşiri ilçesinde kamu görevlileri, esnaf ve vatandaşlar bir araya gelerek müzik korosu kurdu. "Devlet vatandaş el ele hep birlikte Türkü söyleye" sloganı ile yola çıkan koro elemanları, hep kötü yönleri ile gündeme gelen Güneydoğu'da birçok güzelliğin de yaşandığını göstermeyi hedefliyor. Müzik Öğretmeni Baran Üstüntaş öncülüğünde haftada 3 gün toplanıp prova yapan Beşiri Korosu, şubat ayı sonlarında konser vermeyi planlıyor. Beşiri Kaymakamı Arif Yalçın'ın desteği ile kurulan Koro, ilçede vereceği konserin ardından çevre illerde ve özel günlerde de sahne almayı amaçlıyor. Bölgede çok güzel olayların yaşandığını ancak hep terör ve kötü yönleriyle gündeme geldiğine dikkat çeken, Üstündaş, koroda, Beşiri ilçesinden hemen hemen her kesimden vatandaşın yer aldığını belirterek, "Güzel ilçemizde bir müzik korosunun eksikliğini hissettik. Kaymakam Arif Yalçın'ın bu konudaki eksikliğin giderilmesi konusunda destek vermesi ile çalışmalara başladık. Koromuzda öğretmen, emniyet görevlileri, esnaf, garson gibi birçok meslek mensubunun yanı sıra Beşirili vatandaşlarda yer alıyor. Çalışmalar çok zevkli ve eğlenceli geçiyor." dedi. Böyle bir organizasyona katılmaktan memnun olduğunu belirten Remzi Çakar, "Beşiri'de esnaflık yapıyorum. Bu tür bir çalışma olduğunu öğrenince katılmaya karar verdim. İlçemin güzel etkinliklerle anılmasını istiyorum." diye konuştu.
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#9 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
ÇAKICI İSTANBUL'A HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜ
Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevi'nde Hükümlü Bulunan Alaattin Çakıcı, Rahatsızlığının Devam Etmesi Üzerine İstanbul'a Hastaneye Götürüldü. Çakıcı'nın Kalp, Damar ve Birçok Hastalığı Bulunuyor. Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevi'nde hükümlü bulunan Alaattin Çakıcı, rahatsızlığının devam etmesi üzerine İstanbul'a hastaneye götürüldü. Çakıcı'nın kalp, damar ve birçok hastalığı bulunuyor. Karagümrük Spor Kulübü Lokali baskını nedeniyle 14 yıl 9 ay 20 gün, Tevfik Nurullah Ağansoy'un Bebek'te öldürülmesiyle ilgili olarak da 18 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Alaattin Çakıcı, sağlık sorunları nedeniyle Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nden geçen yıl Kocaeli F Tipi 1 No'lu Cezaevi'ne nakledilmişti. Burada da sağlık sorunları nedeniyle sık sık Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılan Çakıcı'nın kronik kalp damar problemi, damarlarından birinin tıkalı olması, karaciğerindeki kist, göğüs ve fıtıktan kaynaklı boyun ağrıları rahatsızlıkları bulunuyor. En son iki hafta önce Kocaeli'de hastaneye kaldırılan Çakıcı, doktorların yaptığı muayene sonucunda İstanbul'a sevk edilmesini istedi. Doktorların tavsiyesi üzerine Çakıcı, bugün Kandıra F Tipi Cezaevi'nde alınarak Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çakıcı'nın tüm rahatsızlıkları için burada geniş bir muayene yapılacak.
|
||
|
| Sponsored Links |
|
|
#10 (permalink) | ||
|
|
Son Dakika Haberleri - 14.01.2009
GAZİANTEP'TE KAN BAĞIŞ ORANI ARTTI
Gaziantep Kızılay Bölgesel Kan Merkezi Müdürü Gökhan Özboz, 2008 Yılında Kan Bağışı Oranının Bir Önceki Yıla Oranla Artış Gösterdiğini Söyledi. Gaziantep Kızılay Bölgesel Kan Merkezi Müdürü Gökhan Özboz, 2008 yılında kan bağışı oranının bir önceki yıla oranla artış gösterdiğini söyledi. 2007 yılında Gaziantep'te 16 bin 800 ünite olan bağışın 2008 yılında 20 bin 613'e çıktığını belirten Özboz, bölgesel kan bağışının artarak 79 bin ünite olduğunu açıkladı. Özboz, Gaziantep Kızılay Bölgesel Kan Merkezi'nin 2008 yılında oldukça başarılı çalışmalar yürüttüğünü, Türkiye Kızılay Derneği'nin ve kendilerinin gerçekleştirdiği çeşitli kampanyalarla kan bağışının gittikçe arttığını kaydetti. Gaziantep'te 2007 yılında 16 bin 800 ünite olan gönüllü kan bağışının 2008'de 20 bin 613 üniteye çıktığını ifade eden Özboz, bölgedeki 8 kan merkezinde toplanan kan oranının da önemli oranda arttığını ve 79 bin üniteye ulaştığını dile getirdi. Gönüllü bağışı daha da artırmak için bir dizi yatırım yaptıklarını, yeni araç ve personel alımı gerçekleştirdiklerini anlatan Özboz, Adana, Mersin ve İskenderun kan merkezlerinin kendilerinden ayrılarak ayrı bir bölge olduğunu ancak buna rağmen bölgesel hedeflerini 85 bin üniteye çıkardıklarını açıkladı. Gaziantep'te 30 bin ünite kan toplamayı hedeflediklerini belirten Özboz, "2009 yılında Gaziantep, Malatya, Kilis, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa dahil 5 kan merkezi olarak çalışacağız. 2008 başında bizden ayrılan Diyarbakır, Siirt ve Batman ile bu yılbaşında ayrılan Adana, İskenderun ve Mersin, kanların toplanması, testleri ve dağıtımı anlamında yine bize bağlı çalışacaklar. Bu iller yönetim olarak ayrıldı. Hedefimiz Gaziantep'te 30 bin, bölgede 85 bin ünite kan toplamak. Bununla ilgili 10 yeni araç aldık. Kadromuza yüzde 40 artırdık. Şanlıurfa Kan Merkezi'ni de bu ay içinde açacağız. Dolayısıyla hedeflerimize ulaşmada hiçbir bahanemizin olamayacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Türkiye'deki 55 kan merkezi arasında merkez bağışlarında İstanbul ve İzmir'in ardından 3. olduklarına vurgu yapan Özboz, bunun; Gaziantepli donörlerin kan bağışını severek yaptığını gösterdiğini dile getirdi. Özboz, bu alanda da 3 yıl içinde Türkiye birincisi olmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.
|
||
|
| Sponsored Links |
haberler